dün sabah güne gitmek için erken saatlerde yola çıkmış kokona teyzeler, bu sabah ise anlamsız insan topluluğu. iki sabahtır işe gelirken garip garip insan profilleri görüyorum metrobüste. ama en iyisi dünkü teyzelerdi.
istisnaları olayın içine katmadan düşündüğümüzde, +40 yaş kesimine ait insanlar genellikle toplu taşıma araçlarında ön kapıya yakın yerleri seçerler. bunun nedeni kesin olarak bilinmese de, benim görüşüm arkaya doğru ilerlemeye üşenmeleri, 'şöför bey'e yakın olma istekleri, ve gittikleri istikameti görme çabalarından oluşan bir komboyu içeriyor. ee hal böyle olunca dün sabah hızlı adımlarla ön kapıdan içeri atladığım metrobüsün arka koltuklarına doğru artistik yürüyüşümü yaparken ufak çaplı bir sarsıntı yaşadım: arka taraf full kokona teyze kaynıyor! süslenmiş, püslenmiş, takmış, takıştırmış sabah 9'da yollara dökülmüşler. "manyak mısınız lan siz?" diyemedim ama bunu surat ifademle kendilerine ilettim. sağolsunlar her yere de oturmuşlardı, tüm yolumu ayakta gittim...
son bir haftadır havalar allak bullak olmuş halde. güzel mi olsam yoksa insanların ağzına mı sıçsam edalarıyla değişkenlikler içerisinde... bir sabah uyanıyoruz dışarıda kıyamet kopuyor, ertesi sabah uyanıyoruz günlük güneşlik bahar havası! bahçemdeki kediler bile şaşkınlık içerisinde mart geldi zannedip naralar atarak dolaşıyor; hayvanlara da yazık cinsel hayatları allak bullak oldu!
günler böyle saçmalamaya devam ederken işe bir gün şemsiyeyle gelirken ertesi gün güneş gözlüğü takmak zorunda kalıyorum. güneş gözlüğü kullanmayı yalan yok çok severim ama sevmemin dışında güneşli havada gözlerimi açamayıp kısmak zorunda kalışım ve bu nedenle de yüzümdeki kırışıklıkların artıcak olması bilimsel sebep olarak açıklanabilir (!). son 1 haftadır güneşli günlerin hepsinde sabahları işe gelirken güneş gözlüğü takıyorum ve erkekleri gözlemliyorum.
bakışı değişiyor adamların. duruşları değişiyor, yakınımda olma çabaları yada beni kesebilecekleri bir noktada konumlanma çabaları. bir güneş gözlüğü nelere kadir! ama şunu da inkar edemem ki adam güneş gözlüğü takmışsa daha bir hoş görünür gözüme... sadece benim gözüme de değil tüm kızların gözüne böyle görünüz; gözlüklü kızların erkeklere öyle göründüğü gibi... neyse uzun lafın kısası güneş gözlüğü her mevsim insana iş yaptırıyor, yeni kapılar açtırıyor... önümüzdeki maçlara bakıcaz bakalım bize ne gibi yeni kapılar açtırıcak; hayırlısı..
son bir konuya da değinmek istiyorum ki bugünümün çok özel, üzerinde durulması gerektiğini düşündüğüm, biran önce el atılması gereken meselesi... abicim sizin o kel kafalarınızın şekilsiz, biçimsiz, töbe estağfurullah göte benzeyen hallerine sıçiim ben! abicim jön türkler gibi giyinmişsiniz ne güzel, takımları çekmişsiniz janti janti elinizde iş çantanız biniyorsunuz metrobüse. önden binişinizi ilk gördüğümüzde aklımızdan geçen "uuww beybe gizli hardcore porno artisti gelmiş"... sonra o biçimsiz kel kafanızın o biçimsiz halini görüyoruz ya; iğrençsiniz lan! çirkinsiniz abilerim yapmayın öyle şeyler. anladık saçlarınız dökülmüş, kendinize çıkar yol olarak kazıtmışsınız kafayı da; çok biçimsiz be kafanız da! ben ki kel erkek sevmem (erkekte ele gelir saç candır!), madem kafatasınızın şekli biçimsiz kendinize başka bir çözüm yolu bulun. bak benden bacı tavsiyesi... hadi bakalım ağır ağır arkalara doğru ilerleyelim şimdi, kapı önlerinde bekleme yapmayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder