eziyet içerikli dünden sonra, sakin bir bugün gerçekten de iyi geldi bünyeye. ben meğerse bilmiyormuşum yağmur yağdığında istanbulda toplu taşımaların ne kadar berbat olduğunu, insanların ne kadar hayvan olduğunu... boşuna demiyorum metrobüs yolculuklarım benim için muhteşem bir hayat okulu diye...
iğrenç bir gündü dün. ne yolculuklar güzeldi, ne güzel insanlar vardı, ne iş yerinde iyi bir gün geçirdim, ne de dönüş... allah kahretmesin o dönüşü! o yağmurda, metrobüs işkencesi çektiğime mi yanayım, çizmelerimin su aldığına mı yanayım, sinir harpleri geçirdiğime mi yanayım bilmiyorum...
zincirlikuyuda bildiğin izdiham vardı. uzun zamandır ilk defa bazı insanları gerçekten de öldürmek istedim. insanlık sanki ölmüş, kalkan son gemiye binme çabaları içindeydiler. utanmasalar birbirlerini ezicekler, o derece hayvansal içgüdüleri dışarı vurmuş haldeydiler... işin boktan tarafı aptal çizmelerimin su alması! "lanet olsun ya, bu da mı yani" demekten başka bişey yapamadım içimden. cıbıl cıbıl gittim resmen eve! neyse ki akşam galatasaray feneri yendi de keyfim biraz yerine geldi...
bu sabah dünün aksine bir dinç uyandım ki anlatamam. hava da güzeldi ya; değmeyin keyfime. koştur koştur yetiştim 34A'ya; ön kapıdan bindim, artist yürüyüşümle arkalara doğru ilerledim ve körükte kendimi beklemeye aldım. tam karşımda bir amca oturuyor; elinde iphone, kulağında kulaklık, kot pantolon, deri ceket ama içinde yün hırka, gözünde güneş gözlükleri, iki kulağında da küpe, kirli sakallar ve kirli saçlar. amca dedim, sen nesin?! bildiğin 50-55 yaşlarında, hayatla bir alıp veremediği kalmamış, artist edalı, sanatçı havalı bir amca. saygıyla eğilmeyi ihmal etmedim tabii ki önünde. "ilerde kocam olursa yaşlandığında böyle karizmatik olsun yoksa boşarım o herifi" düşüncemi beynimden atamadın ne yalan söyliyim.
ahh bir de sabah Haluk Levent de bizimle yolculuk etti. Sanırım özel bir şirkette işe girmiş, takım elbiseli, jilet gibi traşlı bir halde yolculuk ediyordu o da... insanlar gerçekten de çift yaratılıyor. abimizdeki takım elbiseyi çıkartıp kot pantolon ve deri yelek giydirsek, bildiğin Haluk Levent diye yedirirdik tüm barlara...
dikkatimi çeken başka bir konuysa her gün o kadar yolculuk yapıyorum ama böyle karizması net belli olan tek bir hatun bile göremedim 6 haftadır. tabii ben hariç demeyi de ihmal etmiyorum burada. ama cidden toplu taşıma araçlarını kullanan hatunların potansiyelini düşük buluyorum; benden geçer not alamıyorlar.
saat 18.00 yaklaşık 1 saat sonra yeniden yollarda olucam. yağmursuz bir gün, eziyetsiz bir yolculuk demek. tüm takım elbiseli, uzun boylu, esmer, yakışıklı arkadaşları yolculuğuma davet ediyorum. etrafımı sarabilirsiniz ama mesafeyi korumayı bilmelisiniz. biliyorsunuz ki canımsınız, ciğerimsiniz o nedenle akıllı olun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder