bugün pazar. siz sevgili insanlar evlerinizde yada bu güzel havada dışarıda kahvaltı ederken ben kapalı bir yere tıkılmış haldeyim. bilgisayar başında, canı çalışmak istemez bir halde, hala yapması gereken işlere başlamamış biri.
sabah metrobüste yanımda bildiğin jön gibi bir herif oturdu. bir kez daha kendime hatırlattım ki; uzun boylu adamlara takım elbise çok yakışıyor. hele bir de esmer ise ve biraz da eli yüzü düzgünse; vermiycek kız yoktur diyebiliriz. arkadaş yanımda oturduğundan yüzünü göremedim tabii, inerken bakabildim sadece kısa bir anlığına. kendisine hayatta başarılar dileyerek yoluma devam ettim.
dünden beri "Vicky Christina Barcelona" filminin müziklerini dinleyip kendimi ispanyaya hapsettim. ha mutsuz muyum? aksine şehvet doluyum. ne olduysa o gece rüyamda Javier Bardem'i görmemle başladı. tekrar gelmedi rüyama ama bir gecesi bile yetti. allah Penelope Cruz'a sağlık, sıhhat versin...
haftasonu ile haftaiçi metrobüs yolculuklarım arasında inanılmaz farklar olabiliyor. örneğin dün akşam boş bir 34A'ya bindim, ters oturmak zorunda kalmadım, rahat rahat yazacaklarımı düşünebildim. keyfimi kaçıran tek şey yanıma oturan kokarcaydı ki o da 2 durak takıldı çevremde...
bu sabah ilginçti ama, normalde pazar günleri aile ziyaretleri için erken kalkan aile bireyleriyle dolu olan metrobüs bu sabah ne alakaysa taş gibi adamlarla doluydu yani.. işin kötüsü çoğunu geç farkettim, kendilerinden faydalanamadan indim. birkaç gündür sabahları hava güneşli olduğu için gözlük takıyorum ve taktığım gözlük ne yalan söyliyim; güzelliğime güzellik katıyor. iyiki seneler önce almışım diyorum her seferinde. bu sabah gır gır gır gır giderken körükte birini gördüm, öylesine bakıyordum, adam başka yerlere bakarken bir anda beni farketti. önce kafasını çevirecekken tekrar bana odaklandı ve niyeyse şaşırdı. yüz ifadesi çok iyiydi, saolsun canım benim sabah sabah neşe kattı yolculuğuma...
mp3 çalarımın şarjını sonunda doldurabildim. artık insan seslerine maruz kalmadan, müzik eşliğinde sadece seyrederek yolculuk yapabiliyorum. ayrıca bir anda aklıma gelen ve yazmaktan kendimi alamayacağım bir şey daha var ki; annemin yemeklerini özledim amk yaa!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder